Ertan Aksoy değerlendirdi: Siyasilerin ezberi ile gerçek arasındaki derin çelişki: TikTok

Ertan Aksoy değerlendirdi: Siyasilerin ezberi ile gerçek arasındaki derin çelişki: TikTok

İnsanın, alışkanlıklarının en hızlı değiştiği zaman diliminin içerisindeyiz. Bugün gündemimizde olmayan bir ürün, bir hizmet veya bir platform kısa süre içerisinde yaşamımızın merkezinde yer alabiliyor. Kısa zamanda bazen alışkanlığa bazen de bağımlılığa dönüşebiliyor.

Zaman içerisinde hepimiz birer ekran bağımlısı olduk. Araştırmalar gösteriyor ki bize sorulduğunda telefonlarımızı günde 1 saat kullandığımızı belirtiyoruz. Oysa akıllı telefonları günde 8 saate yakın kullanıyoruz. Bu ekranlarda bizi tutmak için çaba harcayan ‘dikkat ekonomisi’ sürekli yeni ürünler ile karşımıza çıkıyor. Bu hızlı dönüşüme ayak uydurmaya çalışan siyasetin zannettiği ile gerçekte olan arasındaki farka dair bir konuya yani seçmenin Twitter ile TikTok kullanımına bakmaya çalışacağız.

Yeni oluşan meclisin demografik dağılımını siyasilerin profilini anlamak için referans olarak kabul edersek siyasilerin ezici çoğunluğu ‘dijital göçmen’lerden (1980 öncesi doğmuş, yeni teknolojiyi, interneti sadece ihtiyaçları ve zorunlulukları olduğu zamanlarda tercih eden, sürekli gelişen, yenilenen teknolojiye yetişmekte zorlanan bireyler) oluşuyor. Buna karşın oyunu görece daha fazla değiştirme esnekliğine sahip ‘dijital yerli’leri ikna etmek gibi bir sorumlulukları da var.

Dijital göçmen olan siyasilerin propaganda için alışkın oldukları mecra ağırlıklı olarak Twitter. Fakat önemli potansiyel olarak gördükleri dijital yerli olarak kabul edilen gençler ise TikTok’ta. Üstelik bu değişim için siyasilerin önlerinde büyük sorunlar var. Twitter’daki gibi 280 karakterli kısa metinler yerine apayrı dinamikleri olan bir görsel platform karşılarında. Üstelik Twitter’daki gibi ciddi ciddi laflar ederek TikTok’taki gençleri yakalama imkanları neredeyse yok. Siyasilerin profiline dair her Cumhuriyet okuyucusunun yeterince fikre sahip olduğunu biliyorum. Bu nedenle biraz daha az bildiğimiz bölüm olan TikTok’a gelin birlikte bakalım.

Öncelikle kullanıcı sayısına bakalım. TikTok son yayınlanan raporlara göre Türkiye’de 29 milyon kullanıcıya sahip. Dünyanın her yerinde benzer kitlelerin benzer motivasyonlarla bu tür platformlara girdiğini biliyoruz. Bu nedenle genel TikTok kullanıcısı profiline bakmamız bize profil için de yol gösterici olacaktır. En özet haliyle TikTok kullanıcıları;

Yaş dağılımları:

13-17 yaş arası: %27

18-24 yaş arası: %42

25-34 yaş arası: %16

35-44 yaş arası: %8

45-54 yaş arası: %3

55+ yaş arası: %4

Cinsiyet dağılımı:

Kadın: %60

Erkek: %40

Kaynak: https://webrazzi.com/2020/05/20/markalarin-dikkatine-20-istatistik-ile-tiktok/

TIİKTOK’U KULLANMA NEDENLERİ?

Diğer sosyal medya mecralarının kimi bilgi, tartışma kimi ise örtük bir nispet ve kıyaslama üzerine kurulu. TikTok bunlardan farklı olarak rahat, deneysel ve özgün. Hepsinden öte mizah ve eğlence üzerine kurulu.

TikTok kullanıcılarının bu mecrayı kullanma motivasyonları en özet haliyle şu şekilde sıralanabilir:

• Kendini ifade etme

• Sergileme

• Gerçeklerden kaçma

• Sosyal etkileşim

• Eğlenceli vakit geçirme

Kaynak: Aksoy Araştırma Türkiye Monitörü

Bana göre TikTok içeriklerinin önemli bir bölümü diğer sosyal medya içeriklerinin tamamından daha gerçek. Instagram’daki bir genç 6-12 ay taksitle aldığı, asıl yaşamından daha zengin göründüğü tatilinden pozlarını paylaşırken TikTok’taki genç sıvası dökük bir gecekondu olan evinde çektiği video ile istediği her şeyle dalga geçme hakkını kullanıyor, eğleniyor, kendini ifade ediyor.

Biz araştırmacıların belirli tartışmaları daha somut anlama ve anlatma için kullandığı yöntemlerden biri de insanlaştırmadır. İnsanlaştırma yöntemini kullanırken deneklerden sıklıkla o markayı veya platformu bir insana benzetmesini isteriz. Denekler de ağırlıklı olarak ünlü isimlerle tarif etmeyi seçerler. Eğer böyle bir araştırmaya dahil olmuş bir denek olsaydım kullanıcıları ile birlikte bir bütün olarak TikTok’u Müslüm Gürses’e benzetirdim. Kabul, alternatiflerine göre daha arabesk, görece daha lümpen. Fakat alternatiflerinde hiç örneği görülmediği kadar daha gerçek. Ne Twitter gibi sahte öfkelere ne Instagram gibi sahte zenginlik ve mutluluğa sahip. Öfkesi de gerçek, sergilediği yaşamı da gerçek, mutluluğu veya mutsuzluğu da gerçek. Belki de bu nedenle aynı Müslüm gibi çok da beğenilmeyen, yokmuş gibi davranılan milyonlarca sevene sahip.

Evet, siyasilerin Twitter alışkanlığı büyük ama TikTok’un da gerçeği büyük. Başarılı olmak için alışkanlıklardan öte gerçeğe bağlı kalmak bir zorunluluktur.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir